Mutsuz Çocuklar

2014-02-22 02:50:00
Merhabalar.
 
Geçenlerde Hürriyet gazetesinde okuduğum bir araştırma yazısından çok etkilenmiştim. Söz konusu yazının olduğu kısmı makaslayarak bir gün blog sayfamda paylaşırım belki diyerek  arşivime kaldırmıştım. Geçenlerde aklıma düştü, yazıyı bugün tekrar okudum ve inceledim. Paylaşmaya değer mi değmez mi diye tekrar düşünmeye başladım ve o zaman da paylaşmaya bir türlü karar veremediğim yazıyı nihayet paylaşmaya karar verdim.
 
Cansu Coşkun tarafından hazırlanan ve Hürriyet gazetesinde yayınlanan araştırma yazısının konusu eğitim üzerine olup,  “İsveçli Çocuklar Neden Mutlu?” başlığını taşıyordu.
 
Sayıın araştırmacı yazar, Türkiye’de son 11 yılda 4 kez sınav sisteminin, 5 kez de bakanın değiştiği eğitim sisteminin çocuklarımızı bir hayli zorladığına işaret ettikten sonra sadece üç zorunlu dersin bulunduğu İsveç modeli eğitim sisteminin İsveçli çocuklar için cennet gibi olduğunu vurgulayarak yazısına başlamış. Türkiye’de öğrenci olmanın zorluğuna değinen yazar, Türkiye’deki ilk ve ortaöğrenim sisteminde son 11 yılda 13 köklü değişiklik yapıldığını, sınav sisteminin 4 kez, Milli Eğitim Bakanı’nın ise 5 kez değiştiğine işaret ediyor.  Daha sonra üyesi olmaya çalıştığımız Avrupa Birliği’nde bir modelin ise çocuklar için eğitim cenneti kabul edildiğini ve söz konusu modelin de İsveç’e ait olduğunu belirtiyor.
 
İsveç eğitim sisteminin dayandığı iki temelin olduğunu belirten yazar, bu iki temelin :Ahlaki çoğulculuk ve bireysel gelişimden ibaret olduğunu vurguluyor. Ülkedeki her okulun müfredatında olması gereken 3 zorunlu derslerin: İsveççe, İngilizce ve Matematik olduğunu belirtiyor. Bu dersler dışında kalan müfredatın ise, her okulun kendi sistemince belirlendiğini söylüyor. 
 
İsveç eğitim sisteminin tamamen laik olduğunu belirten yazar, İsveçli öğrencilerin birinci sınıftan dokuzuncu sınıfa kadar dini, ders olarak alabildiklerini söylüyor.  Bu derste; dünya dinlerini, özelliklerini ve inançlarını öğrendiklerinden bahsediyor. Genel okul sitemine göre; öğrenciler ve öğretmenlerin Hıristiyanlık propagandası yapmasına izin verilmediğini belirtiyor. İsveç’te dinin kişisel bir olay olduğundan bahseden yazar, Hıristiyan dünyası tarafından yönetilen okulların da olmadığını işaret ediyor.
 
Lisede öğrenim gören öğrencilerin okudukları derslerin kredi puanları ve çarpanları olduğundan bahseden yazar, 3 yıllık toplam puan ortalamasının üniversitede istedikleri bölüme müracaat ederken önemli olduğunu vurguluyor ve bu sistemi bir örnekle şöyle özetliyor: Düşük matematik ortalamasıyla matematik ağırlıklı bölüme giremiyorsunuz. Diyelim ki puanınız üniversitede hiçbir bölüme devam etmek için yeterli değil, o zaman okullar kapandıktan sonra Yüksekokul Yeterlilik Sınavı’na (Högskole Provet) girebilir ve puanınızı yükseltebilirsiniz. Bu sınavda dil, genel kültür ve analitik çözüm yeteneğinin sınandığı sorular soruluyor.
 
Araştırmacı yazar Cansu Coşkun, İsveç’te çok fazla bireysel haklar ve özgürlüklerden bahsedilmesinin bazen okullarda saygı sınırının aşılmasına neden olduğunu, burada öğrencilerin öğretmenlere ismiyle hitap ettiğini ve dolayısıylaİsveç’te öğrenci olmanın çok rahat olduğunu vurgulamakla birlikte Türkiye’deki öğrencilerin üniversiteye girerken çektiği sıkıntıları, İsveç’teki öğrencilerin hiçbirinin yaşamadığını ve bilmediğini söyleyerek yazısını tamamlıyor.
 
Osmanlı’nın küllerinden yeniden doğan Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı 1923 yılından bu yana tam 91 yılı geride bırakmamış olmamıza rağmen, bir türlü rayına oturtulamamış, istikrarı sağlanamamış ve adeta bir yaz boz tahtasına çevrilen eğitim sistemimizin mutsuz çocukları ile İsveçli çocukların neden mutlu olduklarının arasındaki farkı görün. Bizim çocuklarımız mutlu olmayı haketmiyorlar mı?.. Onların da İsveçli çocuklar gibi mutlu olmaya hakları yok mudur?..
 
Selam ve dualarımla

 

Recep Altun

22
0
0
Yorum Yaz